Gençliğimde “altına imza atmak” konulu bir ders almışlığım vardır, bilen bilir. Yukarıdaki imza ne büyük bir imzadır, eser ne büyük bir eserdir size anlatamam.
yazıya ekleyip bok etmek istemedim ama yazmadan da edemeyeceğim. Bir şehrin fakirini, zenginini, karmaşasını, sevgisini, hayat kavgasını, kadına yaklaşımını, trafik sorununu, otomobilini, otobüsünü, kalabalığını, şarapçısını, kedisini, çaycısını, ayı oynatıcısını, ayısını, kasabını, bakkalını, camdan bakan adamını, mecbur durağını, moda evini, meze evini, açını, tokunu, sevgililisini, sapını, körünü, manda kasa mersedesini, volsvogenini… bu kadar naif çizgilerle bu kadar güzel ifade eden ustanın arkasından anca rahmet dileyebiliyorum.
yazıya ekleyip bok etmek istemedim ama yazmadan da edemeyeceğim. Bir şehrin fakirini, zenginini, karmaşasını, sevgisini, hayat kavgasını, kadına yaklaşımını, trafik sorununu, otomobilini, otobüsünü, kalabalığını, şarapçısını, kedisini, çaycısını, ayı oynatıcısını, ayısını, kasabını, bakkalını, camdan bakan adamını, mecbur durağını, moda evini, meze evini, açını, tokunu, sevgililisini, sapını, körünü, manda kasa mersedesini, volsvogenini… bu kadar naif çizgilerle bu kadar güzel ifade eden ustanın arkasından anca rahmet dileyebiliyorum.