“Resim Değil Fotoğraf!” Değil!

O kadar uzun bir giriş yazısı yazdım ki ağzım açık kaldı basit bir konuya girmek için yazdığım 3 A4 dolusu yazıyı görünce. Hepsini sildim(Aslında kaydettim) ve konuya doğrudan girmeye kadar verdim. Sadece yazının konusundan bahsedeyim. Bazı çok bilmişler yıllardır “resim çekilmez, resim değil fotoğraf, resim çizilir fotoğraf çekilir” diye sinirimi bozmakta. E söyleme söyleme nereye kadar!

Resim Nedir? Fotoğraf Nedir?

Resim “resmedilmiş” olandır. Resmedilen “şey” gerçek hayattan da olabilir, düşünsel de.

resmetmek, -der Ar. resm + T. etmek

(-i) (resmetmek) 1. Bir şeyin resmini çizmek. 2. mec. İz yapmak, işlemek, nakşetmek.

Sözlük karşılığında da gördüğünüz üzre “iz yapmak, işlemek, nakşetmek”. Bu cepte. Biz devam edelim. Fotoğraflara resim demenin yanlış sanılmasının sebebi  teknik bilgisizlik değil öncelikle bunu belirtmem gerekiyor. Bu konu hakkında konusunda eğitimli, uzman bir çok fotoğraf ve resim sanatçısıyla konuştum ve hepsi bu ayrımın kesin olduğu konusunda hemfikir.

İşte burda da bilgiyi yorumlama, mantık yürütme giriyor devreye doğruyu bulmak için. Resmetmek’in sözlük anlamından tartışırsak fotoğrafa resim dedirtmeyenlerin savunması şu: “Bak orada çizmek deniyor. Neyle çizilir? Kalemle, fırçayla.” Fotoğraf ışıkla çizilen bir resimdir. Şu anki teknolojiyle anlatmak daha zor olacağından ilk fotoğraf makinesinden örnek vereceğim. En basite indirgeyerek anlatmaya çalışacağım bugün kullandığımız fotoğraf makinelerine benzer ilk aleti. Fotoğraf makinesinin içindeki -daha sonra filme dönüşecek olan- kurşun, kalay karışımı metal plakaya çok uzun saatler sabit bir nesnenin(manzaranın) ışığı düşer ve bu karışıma iz bırakır. Yani ışık saatler boyunca yavaş yavaş bu karışıma resim çizer. Sonunda çıkan fotoğraftır, aynı zamanda resimdir.

resim, -smi Ar. resm

is. 1. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılan biçimleri: “Konulu resim parçaları kendiliğinden ve doğru olarak yan yana gelivermiş, hikâye ortaya çıkmıştı.” –T. Buğra. 2. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat: “Türkiye’de resim bir müddetten beri soysuz bir sanat hâline gelmeye başladı.” –O. S. Orhon. 3. Fotoğraf: “Güzel İnebolu kızı, duvara yapıştırılan Gazi’nin resmine uzun uzun baktı.” –A. Gündüz. 4. huk. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç: “Osmanlı Devleti’nin birçok vergi ve resimleri bu yüzden doğrudan doğruya yabancı alacaklıların cebine gider.” –Y. K. Karaosmanoğlu. 5. Tören.

3. maddeyi okumanız yazmanız varsa…

resim İng. 1. picture, frame, image, photographie image, film image, single frame, 2. cartoon, drawing, 3-4. television picture (image) Osm. 1. fotoğraf, kare, kadr, çerçeve, 2. karikatür, des

Sinem. 1. Film üzerinde çerçeve içinde yer alan fotoğraflardan her biri. 2. Bir canlıresim için çizilen resimlerin her biri. TV. 3. Almaç görüntülüğünde, görüntülüğün üst satırdan alt satıra değin taranması sonunda oluşan görüntü. 4. İzleyicinin almaç görüntülüğünde gördüğü, izlediği görüntünün en ufak birimi.

BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981

Televizyon Terimleri Sözlüğü’nde de net bir şekilde fotoğrafa(frame, kare) resim denmiştir.

Peki bir sözlük açmak kadar kolay bir şekilde doğruyu, kolayı öğrenebilecekken bu saçma “resim değil fotoğraf” tepkisi nereden geliyor?

Ressamlar ve fotoğrafçılar. İkisi için de durumu inceleyelim.

Resim Sanatçıları İçin:

Akademik eğitimi ve usta-çırak ilişkisini aynı anda yürüten bir eğitimden geçiyorlar ve resim sanatı çok çok eskilere dayandığından en yeni fikirlere açık olanı bile ister istemez gelenekselci ve tutucu bir tavır sergiliyor.(Bir şey demek istemişim ama olmamış. Yiğit. 2012.) O yüzden onların farklı bir resim yapma tekniği olan fotoğrafı dışlamalarını, aşağılamalarını anlayabiliyorum. Ayrıca tualdeki resmin içte(zihinde) oluşup fotoğrafın dışta(gerçek Dünya’da) oluşması-varolması- da ressamların fotoğrafı basit görüp kabullenmemesini sağlamış olabilir.

Fotoğraf Sanatçıları İçin:

Fotoğrafın akademik eğitimi ülkemizde 1978 yılında Fotoğraf Enstitüsü ile başlıyor. Altı üstü 30 yıl. Fazla taze bir dal. Sürekli bahsi geçen fotoğrafın sanat olup olmadığı tartışması onların saçma bir savunmaya geçip, fotoğrafın resim sanatının alt dalı olduğunu kabul etmemelerine sebep olmuş olabilir.(?)

Heves, trend, karşı cins, şekil, vb… nedenlerle fotoğrafçı geçinenlerden bahsetmiyorum tabii ki. Yapmadığım bir araştırmaya göre bu grup toplam fotoğrafçıların %98’ini kaplıyor. Bazen komik.

fotoğraf Fr. photographe

is. 1. Çeşitli araç ve malzeme kullanarak görüntüyü özel bir yüzey üzerinde sabitleme. 2. Bu yöntemle aktarılarak çoğaltılan resim, foto: “Bir de yadigâr olmak üzere fotoğraf bıraktı.” –Ö. Seyfettin.

Güncel Türkçe Sözlük

Çok yavaş yazıyorum ve yazma sürem uzadıkça daha da sinirleniyorum bu “resim değil fotoğraf” tepkisine. Demezsem çatlayacağım, bu cümleyi kurup laf koyduğunu, ya da bişey bildiğini gösterdiğini sanan herkesin aklına sıçayım. Hayır zor da değil sözlük okumak.


fotoğraf İng. photo (graph), picture, still Alm. Foto(grafie), Lichtbild Fr.phota (graphie)

Sinem./TV. 1. Fotoğraf aygıtıyla elde edilen resim; bir film görünçlüğünün, bir film çalışmasının ya da bir oyuncunun, fotoğraf aygıtıyla saptanmış resmi. 2. Bir filmdeki resimlerden çıkarılan fotoğraf, film fotoğrafı. 3. Görüntülükte devinimsiz bir görüntü sağlamak için kullanılan bir dizi özdeş resim.

BSTS / Sinema ve Televizyon Terimleri Sözlüğü 1981

Günümüz fotoğraf teknolojisinden bahsedersek fotoğrafın resim olduğunu anlamanız daha zor olabilir. Buraya kadar okuyup ikna olamadıysanız zaten sizin tedaviniz yok. Ben anlayıp daha fazla ayrıntı bekleyenler için yazmaya devam edeyim.

İlk makineden bahsederken ışık, kurşun-kalay karışımı metale görüntüyü işliyor demiştik ya şimdiki dijital makinelerde de durum çok benzer. Yine resmedilmeyi sağlayan etken ışık. Sadece karışımı uzun uzun işlemektense dijital makinenin işlemcisi gelen görüntüyü en iyi şekilde yakalamaya çalışıp binlerce, on binlerce pixele “çizer”, resmeder, işler.

Tabi böylesine basit bir şey için bu kadar uzun uzadıya yazmam gerekmiyordu da sanırım soru işareti kalmamıştır başka.

Sonuç: Her fotoğraf resimdir.

Not: yigitsevinc.com’ un formatına hiç uymayan bir dil. Düşünmeliyim bunu bir ara. (Düşündüm, hiç sevmedim. Yiğit. 2012.)

3 Comments

  • gizem 27 Nisan 2009 Reply

    “Sonuç: Her fotoğraf resimdir.” demişsiniz. Peki fotoğraf fotoşoplanası birşeydir de resim? Yani ben boya kalemsiz yapılan şeylere bile resim diyemiyorum normalde.

    Mesela paint kullanarak yaptığımız şeyler için başka ad bulunsun, kullanılsın isterim.

    Yani resime fotoşop? Ya da afişleri nereye koyalım, hiç fotoğraf kullanılmayan? Sadece renkler ve hani şekil görsellerle oluşturulan tribal şeyleri kastediyorum işte.

    Bence fotoğraf fotoğraf, resim de resimdir.Ama o çok bilmişler kadar çok şey bilerek söylemiyorum bunu. Hiç bişey bilmeyerek,tamamen yazıyı okuyarak.

  • elayzet 3 Temmuz 2009 Reply

    Ben de blogumda bu tarz bir yazı yazdım ve Google’da bu sayfaya rastlayınca çok sevindim açıkcası. Yalnız olmadığımı bilmek güzel.

    Resim gözünle gördüğün her şeydir. Fotoğraf çekerken de gördüğün şeyi resmedersin. Bunu anlasalar çok güzel olacak. Yabancılar da photograph yerine picture kullanıyor. Hatta videoya bile “motion picture” diyorlar ki bence bu birçok şeyin cevabı.
    Şimdiye kadar mantıklı açıklama yapan birini de duymadım zaten. Yok neymiş resim çizilirmiş fotoğraf çekilirmiş. İnadına resim diyesim geliyor. Açın sözlüğü bakın yahu…

    Son olarak bu fikrin savunucularına Barış Manço’dan Anlıyorsun Değil mi gönderiyorum. Özellikle ikinci bölümü.
    Teşekkürler

  • mehmet yılmaz 11 Şubat 2012 Reply

    fotoğraf elbette resimdir.
    bu konuda nihayet aklıbaşında bir yaklaşımla karşılaşmak beni mutlu etti.
    http://my.opera.com/mehmet%20yilmaz/blog/

Bir Cevap Yazın